“Ölüleri Gömün”. Bu bir tiyatro oyununun adı. Sözünü etmemin nedeni ise onu izlemiş ve beğenmiş olmak yanı sıra da üzerine çok şey söylenilebileceğini düşünmek. Aslında oyun anlatmak istenileni gayet net bir şekilde ortaya koymuş.Belki de izlediğim en anti militarist oyun bu. Yazarı Irwin Shaw’un 1.Dünya Savaşı sırasında oldukça küçük olması 2. Dünya Savaşı’ndan önce de bu eserini kaleme alması onun ciddi bir öngörü sahibi olduğunu gösteriyor bize. Savaşta ölen altı asker en can alıcı cevabı veriyorlar gömülmeyi reddederek.
İçlerinden biri soruyor ‘ 20 yaşında bir çocuk tam adam olma provaları yaparken ve de olacakken neden ölür sahiden?’ Din adamları, devlet büyükleri, basın mensupları üst düzey askerler ve hepsinden de önemlisi aile bireyleri, sevdikleri, tek tek iknaya , sessiz sedasız gömülmeye razı etmeye çalışırlar ölen askerleri. Savaşlar ancak ölüler toprağa gömülüp, unutulduktan sonra kazanılır der kurumlar. En yakınları ise zaten yoksulluk içinde yaşardın, hiçbir şey söylemezdin,şimdi seni öldürdüklerinde ayağa kalkıyorsun, ahmaklık bu, yaşamda kalmaya diretmenin anlamı ne diye sorar. Vatanseverlik aldatmacası bir tokat gibi çarpar yüzümüze. Solan, yok olup giden gencecik insanlar ise yeniden karışmak ister hayata. Hep dışına atılmış olsalar da hayatın, bir kadının eteğinin rüzgarda usulca havalanışını görmek isterler mesela, cennetini kuyruklar, trafik, çamur olarak tanımlar. Acısına, üzüntüsüne rağmen hayatı yaşamak, içinde yer almak isterler,Nedenini bilmedikleri savaşlarda can vermemek. Birilerinin bu şekilde çıkarı görülsün, ailelerin aylıkları bağlansın, düzenin devamı sağlansın diye ölmeli, gömülmeli, unutulmalıydılar, onlar bunu yapmadılar,gömülmediler gidişata farklı bir yön verdiler.
Sadece anlatmak istediğiyle değil sahne tasarımıyla oldukça etkileyiciydi oyun. Sürekli hareket eden platformlar mevcuttu. Müzik ise bir başka güzelliğiydi. Kostümler yine öyle. O anı yansıtabilmek için neredeyse sürekli bir sis mevcuttu, konu savaş olunca elbette ki ateşli silahlar da. Oyuncular sergiledikleri performanslarıyla oldukça etkileyiciydiler. Musa Uzunlar, Civan Canova en bildik oyunculardan olsa da hiçbir karakterin ön plana çıkmayışı bir başrolün olmayışı benim açımdan oyunun bir diğer hoşluklarındandı. Sonuç olarak aldığım keyiften ötürü bu oyunu Devlet Tiyatroları sahnesinde izlemenizi öneririm ama dileğim savaş adına oynanan oyunların artık hiç sahnelenmemesi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder