Geçen hafta 1977 yılında Vasfi Öngören tarafından yazılan hala sahnelenmekte olan Zengin Mutfağı adlı oyunu izledim. İlk olarak Başar Sabuncu rejisiyle Şehir Tiyatrolarında sahnelenmiş aynı yıl. İlk günden beri de Lütfü Usta rolü Şener Şen'in.
15-16 Haziran adıyla anılan büyük işçi eylemleri ekseninde yaşanan olayların bir konağın mutfağından yansımalarını görüyoruz. Sınıf bilincine sahip olmayan Lütfü ustanın değişimini, dönüşümünü izliyoruz.
Şener Şen ilerleyen yaşına rağmen çok etkileyici performans sergiliyor. Oyuncu olduğu kadar yönetmeni de oyunun. Onu sahnede izlemek büyük bir keyif. Aldığı onca rolde bir kere bile tekrara düşmeyen büyük bir oyuncu. Bazen Hababam Sınıfı'ndaki Badi Ekrem ile Eşkiya'daki Baran'ın ya da Züğürt Ağa'nın, Çiçek Abbas'daki Şakir'in aynı oyuncu olduğuna inanamam.
DasDas Sahnesinde izlediğim bu oyunda genç oyuncular da oldukça iyiydi. Fonksiyonel sahne tasarımı pek çok oyunda karşımıza çıkan Barış Dinçel imzasını taşıyor. Oyunun künyesini incelerken Defne Kayalar'ın da yönetmen yardımcısı olduğunu öğrendim.
Zengin Mutfağı biletlerine Tiyatrolar sayfasından ulaşabilirsiniz.
https://tiyatrolar.com.tr/tiyatro/zengin-mutfagi-1
Hüsnü Arkan dinlemekten mutlu olduğum bir abimiz. (Ona hep böyle derim ) Ezginin Günlüğü ile hepimize unutulmaz şarkılar armağan ettiği gibi epeydir de solo albümler yapıyor. En sonuncusu da 'Kanat Sesleri' adını taşıyor. Sevda Deniz Karali'yle Gel Buluta Bakalım çıktı ilk. Sözleri, melodisi nefis.
Kardeş Türküler, Yasemin Göksu, Zuhal Olcay, Erkan Oğur ile birlikte söylediği şarkılar var albümde. Hepsi birbirinden güzel ama ben Gel Buluta Bakalım kadar Cam Güzelleri'ni sevdim.
Belki siz de dinlemek istersiniz?









