“Bugün Ne Giysem”. Kaç zamandır dikkatimi çeken televizyon programının adı bu. Jüride üç ünlü modacı bulunuyor, bir başka ünlü modacı da içeride şıklık için yarışan kadın yarışmacıları tanıtıp, getirdikleri kıyafetleri gösteriyor. Gösterirken elbiselerin, ayakkabıların fiyatları oldukça değişik efektlerle sunuluyor.( Pahalı bir ayakkabı ooo, uygun bir etek aaa şeklinde, nereye çekersen artık)Kadınların yaşı, yaşam ve giyim tarzı birbirinden farklı olsa da hedefleri aynı, en şık kişi olmak ve büyük ödülü almak.Televizyonları istila eden diğer yarışma programları gibi insanı temel alıyor gibi görünse de onu horgörmeyi daha önde tutuyor. Günümüz modasında nasıl giyinilir, hangi kıyafetler ne şekilde kombine edilir bunu bir uzmanına danışmak gerekir ,öylesine giyinme, özensiz olma gibi bir hakkımız yoktur, ‘sürekli şık olmak” temasıyla oluşturulmuş bu program zaten ‘ben bu konuda oldukça iyiyim’ düşüncesi içinde olduğunu gözlemlediğim yarışmacılarla doluyor her gün.
Kişiler (yani jüri) alanlarında başarılı, uzman dahi olsalar bu kadar ezen, aşağılayan tutumu nasıl sergileyebilirler diye düşünmekten alamıyorum kendimi.Gönüllü katılan yarışmacılar da işin tuhaf ve anlaşılmaz bir diğer yanını oluşturuyorlar. Bu eleştirileri ve onur kırıcı pek çok söze davranışa bile bile nasıl katlanabiliyorlar. Konu giyim kuşam olsa bile yarışmacılar jürinin isteği üzerine şarkı söyleyip,göbek atabiliyorlar. Hatta buna dünden razı pek çok yarışmacı da var zaten. Üzerlerinde kendileri için manevi değeri olan kıyafetleri (anne veya eşin hediyesi gibi) kesmek, farklılaştırmak gibi kendilerince olumlu şeyler yapsalar da bu hiç de göründüğü gibi değil ne yazık ki.
Her şeyden önce, hepimiz aynı şekilde giyinmek ve bu giyimimizle kendimizi birilerine beğendirmek durumunda neden olalım ki? Ayrıca bu yarış havası, ben senden daha iyiyim ukalalığı şaşaalı görüntülerin ötesine geçip gündelik hayatımıza giriyor, sadece elbiselerin konuştuğu bir hal alıyor.
Diğer yanda jüride bulunan hal ve tavırları bir yana, kıyafetleri kime ne kadar hoş görünüyor, o da tartışılır. Bu beğeni olgusunun kriteri nedir? Ama bunlardan da önemlisi hiçbir bilgi, hiçbir iş, hiçbir kazanç bu şekilde ezme ve alay etme hakkı tanımaz.
Sistemin bize yaptığı en büyük kötülük bütün bunların normal olduğunu bize kabul ettirmiş olması. Bizi duyarsızlaştırması, para, ün, şıklık gibi kavramlarla insanlığımızı, onurumuzu elimizden alması.
PEKİ?
Bugün ne giysem acaba derken bir modacıya danışmalı,
Bugün ne yemeli-içmeli diye bir diyetisyene sormalı,
Hayatımızı nasıl sürdüreceğimizi bir yaşam koçu belirlemeli,
Ama nasılsa bu hayatı BEN yaşamalıyım.
Nasılsa?