4 Ocak 2011 Salı

SEN'E DAİR



Bir çok konuya giriş olabilir diye düşündüm,'SEN' diye başlık atarken ama bu yazıda bahsedilecek olan Bülent Ortaçgil'in son albümü. O nefis ve huzurlu albüm. Gece Yalanları albümünden beri yedi yıl geçmiş, hayranları yolunu gözler olmuştu ama kendi adıma beklediğime değdi diyebilirim. Gitar ve vokal hoş uyumunu 'Sen'de de göstermiş, ondört kişilik yaylı grupla birlikte çalınmış. Kadroya gelince her zaman ki gibi, Baki Duyarlar klavyede, Cem Aksel davulda, Gürol Ağırbaş bas gitarda. Bu ekibin yanyana gelip de başarı göstermediğine tanık olmadık. Acıtır, Adalar, Telefon, Denize Doğru gibi pek çok güzel şarkı var. Dinlendiren yanı sıra yaz gelmiş gibi enerji, umut veren bir albüm. Hiç canım yanmaz, çünkü kaptan denize açılmaz der, sanki cesaret verir, açıl denize canın yanarsa da yansın, kıyıda beklemektense, fısıltıları dolar kulağına, yüreğine heyecan, hareket verir. Bir başka parçada güzel bir teklif gelir sevdiğimizden hadi nazlanma, ver ellerini, yürüyelim açık havada diye. Artık cebinde taşıdığın telefonun özgürlüğün değil, özelin de yok diyerek 'napsak bu telefonu kaldırıp atsak mı' dedirten. 'Sen sorumlusun' başlar o muhteşem girişiyle, mest eder adeta. Parmaklarımızı en son ne zaman şıklattık böyle,çok konuşmaya gerek var mı? Derdimizi anlatmaya üç, beş dakika yetmez mi, anlayan, dinleyen olduktan sonra. Büyük aşk yoktur, aşkını büyüten insanlar vardır derken aşkımızı en güzelinden yaşamalıyız hissi vermez mi? Geç olmadan, her şey bitmeden istediğimizi yapmamız gerektiği Bülent Ortaçgil tarafından ne de güzel anlatılmış. Müzikler güzel, her şarkı şiirsel.

2 yorum: