İBB Kültür pek çok semte pek çok sahneye tiyatrolar, konserler götürüyor. Bunlar güzel fırsatlar ulaşılabilirlik adına. Ayrıca oldukça da kaliteli. Ben geçen semtimizin kültür merkezinde (Tuzla İdris Güllüce) alternatif pop, caz alanında başarılı bulduğum Şenay Lambaoğlu'nu dinleme şansı edindim. Kendi şarkılarını olduğu kadar bazı cover parçalar da seslendirdi konserinde. Ritmi yüksek, güzel bir konserdi.
Yine aynı yerde konserden iki gün sonra yazdıklarını severek okuduğum yazar Nermin Yıldırım'ın tiyatroda sahnelenen ilk eseri Üç Eksi Bir adlı oyunu izledim. İzlemek istediğim oyunlar listemde yer almıştı ama bu kadar kısa sürede ve yakın bir yerde izleyeceğimi planlamamıştım. Güzel oldu. Devrim Yakut ve Altuğ Görgü'nün oynadığı ( Altuğ Bey Feri Baycu Güler ile oyunun yönetmeni aynı zamanda) Mamart Tiyatro'nun oyunu. Tek perde ve 55 dakika. Bana kısa geldi. Belki de duyguda bu kadar ağır bir oyun için ideal, bilemiyorum. Oyunculukları beğendim hele de Devrim Yakut'u. Sesi büyüleyici. Yas sürecini, acıyı çok dokunaklı geçiriyor seyirciye.
Beğendim ama inanılmaz etkilendim de diyemem.
Yazarın sahnelenmek üzere olan bir diğer oyunu Aile Sırları'ndan daha çok ümitliyim.
Şehir Tiyatroları'nda izlediğim Zehir oyununu hatırlattı bir nebze bana.
'Sevdiğimiz biri hayatımızdan çıktığında bizden eksilen sadece onun varlığı mıdır?
Yoksa giden yanında kendisinden fazlasını götürür mü?
Üç eksi bir her zaman iki eder mi?
Sanmam...'
https://biletinial.com/tr-tr/tiyatro/uc-eksi-birSibel Oral'ın Zayi/ Harp ve Darp Ülkesinde Bir Selvi adlı kitabını okuyup bitirdim geçen hafta. Metruk binaların da yalnızların da birbirine yaslandığı çıkmaz bir sokak burası.
'Herkes böyle birbirinin tarihine yazılırken faniler hiç geç kalmadılar tarihi yazarken. Her seferinde 12'den vurdular. Annem işkenceye dayanamadı, babam da o iki kurşuna. Tam da 12'den vurulmuşlardı. 1,2 ve ateş ve ölüm ve insan ve yalan ve sindirmenin o korkak hali.'
Dilini oldukça akıcı buldum kitabın. Ülkenin susturulmuş kahramanlarından söz edince kolay da okunmuyor haliyle. Selvi'nin yaşadıklarını göğsümde ağırlık, boğazımda bir yumruyla okudum.
Geçtiğimiz haftanın podcasti şimdilerde kitap olan Can Kozanoğlu ve Mirgün Cabas'ın hazırlayıp sundukları İlk Sayfası. Yazarlarla konuşuyorlar ve özellikle kitaplarının ilk sayfasını nasıl yazdıklarını soruyorlar.( yazarın belirlediği kendi kitaplarından birini ) 26 bölümle final yapmışlar. 10 bölümü dolayısıyla 10 yazarı dinledim. Hepsi birbirinden zengin ve keyifli sohbetlerdi.
https://open.spotify.com/show/4YgfBnYIt1EO6fAmQgXXPu
Geçen haftanın şarkısı The Lemon Twings'den Corner Of My Eye. Çok güzel.




