16 Ocak 2024 Salı

Zeki Demirkubuz'un filmi Hayat'ı çok zamandır bekliyorduk. ( Son filmi 2016 yılındaydı) Aynı ismi taşıyan fotoğraf sergisini de geçen sene görmüştüm. Masumiyet, Kader filmlerini hatırlatıyordu Hayat. Hatta bağlantılı olduğunu da belirtiyor yönetmen ve sinema eleştirmenleri. Babasının zoruyla evlendirilmek üzere olan Hicran'ın evden kaçması ile başlıyor film. Nişanlısı Rıza ise onu bulabilmek için İstanbul'a gidiyor. Uzun diyalogları, kişinin kendiyle konuşmalarını, sesli düşünceleri seviyorum sinemada, güzel bir metinle tabi. Sanırım beni düşünmeye sevk etmesi en büyük etken. Pek çok taraftan bakmama olanak sağlayan metinleri. Aklıma ilk Yeraltı filminde Engin Günaydın'ın yemek esnasındaki konuşması geldi. ( Çok beğenmiştim Yeraltı'nı) Bu filmde de vardı ama beni yeteri kadar etkiledi diyemem bu kez. Hatta filmi de bu şekilde değerlendirebilirim. İyiydi eski Demirkubuz filmlerinin tadı vardı ama çok da bayıldım diyemem. Oyunculukları beğendim. En beğendiğimse Cem Davran oldu.


Zuhal Olcay'ı sahnede izlemeyi özlemişim. Bir hafta içinde hem müzik yaparken hem tiyatroda oynarken izleyecektim ama ne yazık ki hastalık yüzünden Kel Diva oyununu kaçırdım. Bileti almak için bile o kadar uğraşmıştık halbuki. Konserde çok enerjik ve samimiydi Olcay. Eski şarkılarına da seyircinin ilgisine göre yer vermesi güzel oldu. 



Kaçırdığım bir başka oyun ise Aşık Shakespeare'di. İşin bir başka kötü yanı ise araya giren yeni yılla birlikte aldığım ücretin çok daha üstüne çıktı biletler.( Zaten çoktu, arşa ulaştı bazı oyunlar. Bu da başka yazının konusu olsun. ) 

Yılın son kitabı Cesur Yeni Dünya oldu benim için. Ursula K.Le Guin'in dediği gibi ' endişe çağının başyapıtı' 

Ford Tanrı'nın yerini almıştır, duygulardan uzak durulmalıdır artık, teknoloji ise tek gerçeklik kabul edilmektedir. Aile yoz bir kavramdır. Duygusal yakınlıklar, üreme çok uzak zamanlara ait kavramlardır. Mutlu olmak Soma adı verilen hapla çok kolaydır.

'Ne tür  bir mutluluk teklif ediliyor ve onu elde etmek için ödememiz gereken bedel ne? ' 

Kendi distopyasını yaratan bir ütopya denilmekte yazar Aldous Huxley'in kitabı için. Zamyatin'in Biz'i, Huxley'in Cesur Yeni Dünyası Orwell'in 1984'üne uzanıyor. 

TV'de izlediklerime yer vermiyorum burada. Şahsiyet'in adını zikredeceğim ama. (2. sezon da yine çok iyiydi.) Finaldeki Pervin Chakar, İklim Tamkan ve Ertan Tekin'den Lo Şivano ile. Son günlerin en çok dinleneniydi.



2 Ocak 2024 Salı

 Araya hastalık girince sanatsal etkinlikler de aksadı onlarla ilgili yazılar da haliyle. Bir iki hafta geriden geleceğim bu yüzden.

Sumru Yavrucuk'un Shirley Valentine oyununu yıllar önce Göztepe Özgürlük Parkı'nda izlemiş çok beğenmiştim. Bir kez daha izleme şansı yakaladım. Hem oyunun ana karakteri Shirley hem ona hayat veren S.Yavrucuk hayranlık uyandırıyor. Güldürürken düşündüren, eğlendiren, evine sıkışmış ama sonunda özgürlüğüne kavuşmuş bir kadın hikayesi.

Oyuncu daha önceki oyunlarında olduğu gibi seyircinin çalan telefonuna, genel tiyatro adabına dikkat çekiyor. Arada kesiyor oyunu. Haklı da. Seyircinin uyması gereken şeyler bunlar ama sanırım oyuncunun dilinin fazlaca sürçmesi de oyuna konsantrasyonda sıkıntı yaşamasından sebep.


Bir çocuk oyunu izledik ailecek.Şehir Tiyatroları'ndan 'Herkes Sihirbaz Olacak' üstelik en güzel sahnelerden birinde. Muhsin Ertuğrul'da. Ünlü usta Zubi'nin öğrencilerine öğrettikleri ve onlardan birine vereceği şapkası için düzenlediği yarışmayı izliyoruz. Birlikte hareket etmenin önemi eğlenceyle, sihirle aktarılıyor çocuklara. Dekora, müziklere de ayrıca bayıldığımı, yetişkinler olarak çocuklar kadar eğlendiğimizi belirtmeliyim.


Nilay Örnek'in Nasıl Olunur'da konuğu fizikçi ve akademisten Prof.Dr. Mete Atatüre'ydi. Öğretici olduğu gibi keyifli de bir bölümdü. Nasıl Bilim insanı olunur sorusu üzerinden gelişti ve iki saat aktı gitti program. Kaçırılmaması gereken bir bölüm.Tavsiye ederim.

https://open.spotify.com/episode/2DsWgPyzqQqDPkYRDao5qU

Sevda Deniz Karali bu yıl keşfettiğim, severek dinlediğim müzisyenlerden. Zülfü Livaneli'nin Gözlerin şarkısına cover yaptı en son ve sesi yine çok yakıştı.