Böyle bir giriş bile bu kitap okunur hissi vermeye yeterdi benim için,yazarın Karin Karakaşlı olmasının yanı sıra.
Türk edebiyatının hızına erişmek pek mümkün değil şu sıralar ama bundan şikayet edecek değilim bilakis mutlu olurum. Tek derdimiz yazarların yeni kitaplarına yetişememek olsun, öyle değil mi? Karin Karakaşlı'nın on iki yıl aradan sonra çıkardığı öykü kitabı Yetersiz Bakiye, bugün değinmek istediğim.Aslında söylenebilecek her şey kitabın içinde saklı.Okumak yeterli diyebilirim.Okuduktan sonra birbirine değen pek çok duygu size ne demek istediğimi anlatacaktır eminim.
Radikal'e verdiği röportajında yazar, yaşanılan acıları kişisel hikayeye çevirmeye çaresizlik ve kalp ağrısının yol açtığını söylüyor ve pek çok yazar-şair gibi ekliyor benim tek şifam bu, yazı.Bahsi geçen acıların biri ise hepimizin bildiği, üzerinden değil sekiz otuz sekiz yıl bile geçse ağrısının,sancısının dinmeyeceği bir cinayet,Hrant Dink.An-Bul-İst öyküsü onun için.Tanışmaları,birlikte yaşadıkları ve ardından yazılanlar,hissedilenler.
Öykülerinde "şiirin kalp atışlarını" duymak mümkün.Her bir cümle bir şiir dizesi gibi adeta.
Tek tek öykülerin üzerinde durmak değil derdim.Kitapta geçen ve beni etkileyen bir kaç bölümü aktarmak istiyorum sadece,bu kez.Belki bu kitabı okuyabilirim duygusu yaratır birilerinde.Bense ancak,hüznün,acının,yalnızlığın,aşkın,İstanbul'un,dostluğun,naifliğin öykülerini içinize çekmekten hiç pişman olmayacağınızı belirtebilirim.
-Herkes eski halini geri istiyordu.Daha iyisin değil mi?diye soruluyordu sorular.Çünkü kendi dertlerini dökebilmeyi ve çözüm bulabilmeyi özlemişlerdi,yargılanmadan dinlenmeyi ve hafiflemeyi çünkü keyfetmeyi özlemişlerdi.Bunca ağırlığı kaldırmaya halleri de yoktu istekleri de.O zaman fark etti ilk,hayat pek bir bencildi.Yaşayamıyorsan bu bir yerden sonra senin sorunundu.
-Geceleri bir başınayken söylenenler bir bilinse,dünya bir çocuğun keyifle üflediği o sabun köpükleri gibi olur,saydam ve hareli ama sabah olduğunda o balonlar patlamıştır çoktan ve güneş hiç bir şeyi kolaylaştırmaz.
-En zor anların kalıp cümlelerini hazır etmiyorlar hiç bir kitapta.En zorlu hikayeleri insan yaşarken bir başına yazması gerekiyor.
-Umudu hatırlamaya çalışıyorum en çok.Bütün gün kayıp eşya gibi aradığım umudu.İşlenmiş demir,öğrenilmiş sihirdir,helalimdir umudum.Kim bilir kaç kere kaybederek yeniden kendimin bildim ben onu.Nice yanar döner akşamlardan,zifir gecelerden,kara kuşlardan geçirdim de hep sabahı buldum eninde sonunda.
Yetersiz Bakiye
Can Yayınları
2015,120 sayfa,12 TL


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder