Epeydir ara verdiğim bloğuma yazı yazma isteğini son okuduğum Hakan Bıçakçı'dan Doğa Tarihi kitabı geri getirdi diyebilirim.Yazar OT dergisinden de sevdiğim, aşina olduğum bir isim.Son kitabıyla bir "plaza kadını"na odaklanmış.Doğa'ya.Adından oldukça uzak bir yaşam sürüyor bu otuz beşlerinde hoş kadın.Yaşantısı kendine, güzelliğine ve dahası sürekli beğenilmeye, göz önünde olmaya odaklı.Yaşadığı çağa ayak uydurmak için çabalayan, beğenilmek kaygısıyla günlerini geçiren, her gün gördüklerimizden biri aslında. Plazadaki işi, korunaklı, konforlu site içi evi,alışveriş merkezleri arasındaki yaşamı.Sıkça aynı amaçla kullandığı facebook, iş toplantılarına girip çıkıp, sürekli bir rekabet halinde olma durumu,keyifli olmaktansa keyifli görünme şiarı çepeçevrelemiş onu.Başlangıçta her şey onun istediği gibi gidiyor düşüncesine kapılıyoruz biz okurlar,tek bir durum hariç göğüsleri.Ah şu güzelliğinde ki tek kusuru ama sonra anlıyoruz ki işler hiç de öyle değil.
Daha çok korku, gerilim konularına odaklanan yazar bu kez bir farklılık mı yapmış bu romanında desem de (hani plaza, genç,güzel kadın,aşk, zenginlik) ilerleyen sayfalarla ciddi bir gerilimin içine Doğa kadar okurların da girdiği-gireceği kesin.
Normal görünen ve hatta gıptayla bakılan hayatlar belki,altında yatan uçurumu görene kadar.Yazarın müthiş gözleminin eseri diyebilirim bu kitaba ilişkin.Kendisine Doğa'yı nasıl bulduğu sorulduğunda sinirlenmekle, acımak arasında gidip geldiğini söylüyor.Kadın karakter olmasından duyduğu tedirginliği de belirtiyor.Kadınları eleştiriyor gibi görünmekten korkuyor amacı aslında sistemin daha çok kadın üzerinden baskı kurduğuna vurgu yapmak.Üstelik yazarken kadına dair daha çok ayrıntıya yer vereceğini düşünmüş ki gerçekten de öyle.Her şeye bu kadar mı hakim olunur dedirtiyor.
Doğa sevdiği grubun albümünü ve t-shirtünü almak arasında tercih yaparken mi yerin yedi kat altına iniyor acaba?
Çok zamandır hepimizi tek tip hale sokmaya gayret ediyorlar ve ne yazık ki başardıklarını gösteren pek çok örnek de mevcut etrafımızda.
Kitabın adının özenle seçilmiş olması, konusu, durumu kavramaya yardımcı tekrarları,akıcılığı, gerilimi,ufak tefek pek çok ayrıntı kadar etkileyici olan bir diğer noktada kitap kapağında Chanel No 5'de boğulan kadın görüntüsü.Bayıldım.
Ben okuyun derim.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder